|
Değerli hanımefendiler,
Sizleri saygıyla selamlıyorum.
Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü tebrik ediyorum.
Dünya Kadınlar gününün bir özelliği de bu günün aynı zamanda dünya barış günü olmasıdır.
Bu gerçekten hareketle sözlerimin başında şu gerçeği ifade etmek istiyorum ki, yaşadığımız katı dünyanın daha çok merhamete, daha çok şefkate, daha çok adalete ihtiyaç duyduğu kesindir.
Tek tek insani ilişkilerden, aileden, üretim ilişkilerine kadar bugün yükün büyük kısmı kadınların omuzlarına bırakılmaktadır.
Bu yükü paylaşmak zorundayız. Bu yükü paylaşmayı kabul etmezsek toplumsal mutluluk ve adalete ulaşamayız.
Her gün üniversite kapılarından töre cinayetlerine, fabrikadan mahkeme salonlarına, gazete sütunlarından televizyon ekranlarına yürekleri yakan binlerce dram karşımızdayken, yılda bir kez kadınların hoşuna gidecek birkaç söz sarfederek sorumluluğumuzu yerine getireceğimizi düşünmüyorum.
Kadına karşı ayrımcılık ırkçılıktan daha tehlikeli, daha ilkel bir tutumdur.
Her tür ayrımcılığa karşı mücadele etmek zorundayız. Kadına ve kız çocuklarına karşı ayrımcılık insanlığın cahiliyet dönemlerinden kalma meselesidir.
Ne yazık ki, bu modern çağda bu sorunlar aşılamamış, aksine kadının yükü ağırlaşmıştır.
Hayatın her alanında birlikte olduğumuz kadınlarla ilgili sorunları aşamamış olmak itiraf edelim ki, en büyük eksiğimiz, ayıbımızdır.
Ailenin huzuru, nesillerin emniyet içinde yaşaması, toplumun mutluluğu kadınların omzundaki yükün hafifletilmesine, paylaşılmasına bağlıdır. Bu yük, sadece maddi bir yük değildir aynı zamanda manevi bir sorumluluktur.
Daha doğrusu hepimizin yükünün hafiflemesi kadınlarımızın haklarına duyacağımız saygıya bağlıdır, hukukun korunmasına, cinsiyet ayrımcılığının yok edilmesine bağlıdır.
Değerli hanımefendiler,
Devletler, devlet kurumları cinsiyet ayrımcılığı yaparsa, kadınları ikinci sınıf görürse kadın hukukunu, kadın haklarını ilkel töreler belirlemeye başlar.
Bu yüzden eğitim en önemli meselemiz olmalıdır.
Hep birlikte, yeni çatışma alanları oluşturmadan hayatı güzelleştirmek bizim elimizde.
Dünya Kadınlar Günü, 1857 yılından beri dünyanın gündemindedir.
Birleşmiş Milletler Örgütü 8 Mart'ı 1975 yılında Dünya Kadınlar Günü olarak kutlamayı kabul etmekle dünya barışı için büyük bir adım atmıştır.
Ne yazık ki, bugün hâlâ yoksulluğun, eğitimsizliği en büyük bedelini kadınlar ödemektedir.
Çağdaş dünyada kadın emeğinin ucuz işgücü olarak görülmesi kabul edilemez. Kadını, kız çocuğunu ikinci sınıf olarak gören, ucuz emek olarak gören bir insanı ne kültürümüz kabul eder ne de evrensel dünya kültürü.
Bizim kültürümüzde insan, yaratılmışların en seçkinidir ve bizzat bu özelliğiyle saygıdeğerdir...
Kadınlar seslerini daha çok yükseltsinler. Buna ihtiyacımız var.
Siyasete, yönetime, çalışma hayatına daha çok kadın eli değmelidir diyor,
Dünya Kadınlar Gününün hem ülkemizdeki, hem tüm dünyadaki kadınlara hayırlı olmasını diliyor,
Sevgiler ve saygılar sunuyorum....
 |