BEN MASTEPELİYİM PDF Yazdır E-posta
Yazarlar - Abdurrahman TÜMER

BEN MASTEPELİYİM

 

Ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

Gün oldu tarlada çalıştım;

Temmuz sıcağında, ağustos sıcağında;

Çizmeyi giydim, baba yadigarı, siyah olan

Küreği attım omzuma; bir çiftçi edasıyla

‘’Yaa nasip’’  kaygısıyla.

Başımda şapkamla, tarlada adeta gizdim;

Bir başıma çok, ama çook

Yanık türküler dizdim;

Köy kokan türküler,

Yar kokan,

Sevda kokan.

 

Ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

Gün oldu, tavşan kanı çay demledim; köz üstü

Bırakırken suyu dört mandala, bir akşam üstü

Sular usul usul uzanırken, tarla başlarına

Ben çayımı yudumlayıp, başlardım Ferdi’nin:

‘’Susadım çeşmeye varmaz olaydım’’ şarkısına

 

Ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

Gün olur, dize kadar çamurlara batardım,

Gün olur, yorgunluktan mandallarda yatardım,

Gün olur, isyanlarıma ‘Kader’ deyip yutardım

 

Haaa! bir günde, bir yolunu bulup, işten kaytarırdım

Her gün iş olmaz ya canım, işin doğrusu yani;

O beyaz şapkamı giyer, siyah gözlüğümü takardım

Motosiklete biner, güzel kızlara hava atardım

Birkaç kez düşüp karizmayı çizdim amma, yinede

‘Boş veeer’ deyip, bu dünyanın anasını satardım

Bu dünyanın anasını satardım.

Dedimya gardaş, ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

 

 

Küçük not defterimi, kalemimi

Cebimde taşırdım hep;

Olur ya ilham kapımı çaldı

Olur ya şiir yazasım geldi

Olur ya onun için

 

Dostlar bana ‘şair ‘ derler

Tıpkı askerdeyken bölük komutanımın bana dediği gibi

Tıpkı sınıf öğretmenimin bana dediği gibi

Lise dönemlerimde.

 

‘Yapmayın’ derdim

‘Eylemeyin ‘derdim

Ben kiiiiim, şair kim?

‘Yapmayın ‘derdim, dostlar ‘yapmayın!

 

Anlayacağınız ben şiir yazardım;

Şiir hastasıydım

Şiirsiz hiç, ama hiç yapamazdım

Daha doğrusu şiirsiz yaşayamazdım.

 

Alın derdim;

Ceketimi,

Gömleğimi,

Elimdeki ekmeğimi

Alın derdim, alın, her şeyimi;

Ama kalemsiz, kağıtsız bırakmayın beni

Ama ilhamsız, şiirsiz bırakmayın beni

Dostlar! ne olur anlayın beni!

Öyle derdim onlara, öyle söylerdim.

 

 Ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

Bizim orda güvercinler olurdu

Çeşit çeşit güvercinler;

Hünkari, ankut, karakan, şıhselli…

Duruşlarındaydı asaleti, süzülüşlerindendi besbelli

Köy çocukları çok  mutlu olurdu

Ellerindeki o el yapımı tahta oyuncakla;

Onların gözleri güvercinlerdeydi,

Güvercinlerse; mavi göklerde takla takla

 

 

Gün oldu güz vurdu mahsulü

Fiyat vurdu

Tefeci vurdu

Politikalar vurdu

Hayat durdu ardından

Yaşam durdu

Kısmıştı, bereket elini bizlere

Kısmıştı, o tabiat ana

Yol görünmüştü artık; Ahmet’e, Mehmet’e, Süleyman’a

Gurbet adına.

 

Kimimiz Kıbrıslı oldu

Kimimiz Mersinli

Kimimizde İstanbullu

Bir kaçımız da tabiri caizse, Alamanyalı oldu.

 

Artık güvercinler yok

Demli kaçak çayı yok

Köy garbında yol boyu etmek yok

Köy yok

Ana-baba yok

Gardaş yok, bacı yok

Köy garbında yol boyu etmek yok

Yok oğlu yok işte

 

Artık özlem var

Artık hasret var

Artık yangın var yüreğimizde

Yangın var,

Hiç sönmeyen.

 

Ben Mastepe’liyim

Yani Reyhanlı’lı

Yani Hatay’lı

Yani yiğitlerin harman olduğu yerden

Yani yazları sıcak, kışları yaman olduğu yerden

Yani buğday biçimi sonrası saman olduğu yerden

Yani şimdiki çiftçi halinin duman olduğu yerden

Yani nice dostların, nice arkadaşların uzak olduğu yerden.

 

 

Adurrahman Tümer

 

03.06.2009